ŞEMŞAMER ÇEKİRDEĞİ

 

ŞEMŞAMER ÇEKİRDEĞİ

Geçen Pazartesi akşamı sırf bu nedenle dışarı çıktım , önce Cumhuriyet Meydanında bir banka oturmuş iki kadın ve bir erkek ve de önlerinde koskoca birer öbek , şemşamer çekirdeği kabuğu öbeği , aslında Şemşamer kelimesini ilk defa Kayseri’de çocukluğumda duymuştum , Anadolu’nun bitmez tükenmez alışkanlığıdır ŞEMŞAMER. Yoğunlukla İç Anadolu’da  Ayçiçeğine verilen addır. Ayçiçeğinin anlam bakımından en güzel kullanımıdır ŞEMŞAMER , Ayçiçeğinin kalpak olarak tanımlanan başı , gündüzleri sabah başlayıp , güneş batana kadar başını güneşe çevirir . Şems ve Amber kelimelerinin birleşmesinden ŞEMŞAMER doğmuştur. Şems Arapçada  Güneş olup Şemşamer Güneşe bakan anlamına gelmektedir.  .

 

‘’ Bizim gelin bir iş yapmaz  önünde silme dolu bir kap ayçekirdeği , bir şişe Kola bütün gün akşama kadar çekirdek çitler , kola içer , şimdilik kabuklarını  bir kaba koymayı akıl edebiliyor , kendi temizleyecek ya. ‘’

 

Avukat dayısı oldukça kültürlü , aynı zamanda özgürlüğüne son derece bağlı , evin dışında kurallara ne kadar saygılıysa , evin içinde de o kadar hür ve özgür , kural tanımaz. Evin hanımının getirdiği iki tabak ay çekirdeğinin kabuklarını yeğen ne kadar tabağa koymaya özen gösterse de , dayı çitlediği çekirdek kabuklarını büyük bir zevkle oturduğu salonun ortasına atmakta , atmaktan öte Cennet Mahallesinin Pembesi gibi tükürmekte . ‘’ Oğlum bu çekirdek senin yediğin gibi kibar yenirse insana bir zevk vermez , çıt , çıt edip, sonra da odanın tam ortasına tüüü deyip atacaksın , işte bak , çene ve eller mitralyöz gibi çalışacak , sonra da bütün nefesinle çekirdek kabuğunu odanın en uzak yerine fırlatacaksın. Sonra da yengen gelip faraşla bunları toplu halde alacak , çöpe atacak. Hadi bir de sen dene ‘’ Olmaz Dayı , Yengem kızar ‘’ Kızmaz , kızmaz bu evde özgürlük var , sen odayı çekirdek kabukları ile kirletecek, yengende kirlettiğin yeri büyük bir zevkle temizleyecek . ‘’ Dayım , kabukları yere tükür diyor , yapayım mı Yenge ? ‘’ ‘’ Tabii sende yap yavrum, seni bu zevkten mahrum eder miyim , hatta bende geleyim hep birlikte yapalım , tam odanın ortasına çekirdek kabuklarından   birer öbek yapalım , en büyük öbeği yapan birinci olsun ….’’

 

Peşinde gezersin güneşin / nerde olsa oraya dönersin
Dimdiksin altın sarısı renginle / boynun bükülür akşam aşkın gidince
Kimse bilmez sana aşkın yaptığını / eğlencelik olup çevreyi nasıl kirlettiğini ….

 

Necip Fazıl Parkı durağında eğitimli , eğitimsiz neredeyse bütün gençlerin elinde birbirleriyle yarışırcasına çekirdek torbalarından gözle görülmeyecek hızla  aldıkları çekirdekleri  , bir taraftan sohbet ederken diğer taraftan da  doğal hareketlerle  çitilemekteler . Burada sosyal bir gerçeği açıklamakta yarar görüyorum , eğitim seviyesi arttıkça sigara içme alışkanlığı azalmakta ve bu gençlerden sigara içenler de  izmaritlerini sokağa atmama konusunda hassasiyet göstermekteler. Oysa çekirdek çitileme ile eğitim seviyesi arasında bir ilişki yok , eğitimlisi de , eğitimsizi de büyük bir zevkle çekirdeğini çitilemekte  ve kabuklarını da aynı zevkle sokağa atmakta .

Sizler gerek kent konseyi yöneticileri , yahut şehrin temizliğinden sorumlu olanlar , her çekirdek alana bir değil on tane boş kesekağıdı verseniz de , her on metreye çöp kutusu koysanız da bu özgürlük ortamında , çekirdek satışlarını yasaklasanız da  sizler , bizler çevre kirliliğine engel olamayız.

Ertesi sabah saat 8:30 ‘da 13 Eylül Zafer Bayramı törenleri var , oysa tören alanı çevresinde  neredeyse kabuksuz yer kalmamış ,  sabah 7:30’ da simit sarayında çayımı yudumlarken , bir taraftan da Belediye görevlilerinin evin hanımı gibi yerleri modern araçlarla süpürmesini , yetmiyormuş gibi koca meydanı sularla yıkamasını büyük bir zevkle seyretmekteyim. İşte özgürlük dedikleri şey bu olmalı diye düşünüyorum. Gerçekten özgür bir ülkede yaşıyoruz , sen çevreyi kirlettikçe , senin çekirdek çitileme özgürlüğüne kimse engel olmuyor. Oysa Franfurt   kaiserstrasse’de seneler önce yere düşürdüğüm kibrit çöpüne karşılık  en alt limitten ödediğim elli Alman Markı içimde hala bir acı olarak yaşamakta , bir tarafta ülken 70 Sente muhtaç iken , sen çevreyi kirletmekten elli Mark ceza öde  , nerede insan hakları , nerede özgürlük , EY ÖZGÜRLÜK …..

 

Saygılarımla,

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !