İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ'NDE

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ’NDE

Kız kardeşime benim oyuncağım oldu mu  ?  Diye sorduğumda aramızda sadece bir yaş fark olan kardeşim , hatırlamıyorum dedi . Ama benim annemin yaptığı bez bebeğim olmuştu. Uzun saçlı , elma yanaklı , mavi poplin elbiseli bebek . Ben büyüdüm o da uzun süre benimle birlikte büyüdü. Tahta atımda mı olmadı ? Olsaydı hatırlardım dedi . Ama Amasya’da karpuz kabuğu fırlatan tenekeden bir çeşit silahın vardı. Tenekeci Salih Amca yapmıştı. Karpuz kabuğunu kor , pat ! sesiyle patlatırdın . Misketlerin ve aşıkların da olmuştu. …..Onları biliyorum.

Şükrü Sunay Akın , şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.
Beyaz Adam
Beyaz adam  / küçücüktü ilk geldiğinde / ve oturmaktan / bütün kemikleri sızlıyordu / büyük teknesinde

Beyaz adam / kızılderililerin sunduğu yiyeceklerle beslenip / topraklarına uzandığında büyüdü / bulutlar arasında / barış içinde yaşayan / manitu yerine / tapmamızı istediği de / işkence görüp / çarmıha gerilen / bir ölüydü

Beyaz adam / özgürlük adına / dev bir kadın heykeli dikti  / doğu denizinin kıyısına / ve her gece altında dans ettiğimiz yıldızları / bayrak diye tutsak etti / bir bez parçasına

Beyaz adam / özgürlük gibi adaleti de / bir kadın heykeliyle simgeledi / ama elinde terazi tutan zavallı kadın / gözleri bağlı olduğu için / kendisine tecavüz edenin / kim olduğunu göremedi...

‘’ ….Uçağı sevdirmek isteyen Atatürk’ün tüm gezilerini deniz ve kara yoluyla yapmış olması nasıl açıklanabilir ? Neden uçağa bindiğine dair hiçbir kayıt yoktur ? Kendisini bir vapurun güvertesinde , otomobilde, tren penceresinde ve hatta traktörün üstünde gösteren fotoğraflar vardır da , neden bir uçağın yanında çekilmiş fotoğrafı yoktur ? ….
Mustafa Kemal 1910 yılında , Ali Rıza Paşa ile birlikte Picardie manevralarını izlemek üzere Paris’e gelir. Manevralar sonunda , uçuşa katılan uçaklara yabancı subaylardan isteyenlerin binebileceği duyurulur. Mustafa Kemal , gönüllü olarak öne çıkmıştır ki, Ali Rıza paşa bileğini tutarak vazgeçmesini ister .
O gün , Mustafa Kemalsiz havalanan uçak , nazlı nazlı bir tur atar bulutların arasında . Ama aniden hızla yükseklik kaybetmeye başlayan uçak yere çakılır ve bir tabuta dönüşür !....
Atatürk’ün uçağa binmemesin nedeni , gözleri önünde yaşanan bu korkunç kaza olsa gerek . Kim bilir kaç kere , uçağa binmeye karar verip , Ali Rıza Paşa’nın elini bileğinde hissederek vazgeçmiştir !.... ‘’ Sunay Akın , Ay Hırsızları. Yüzlerce şiir , onlarca kitap ve ödüller.
İstanbul’a en son Nisan’da bir günlüğüne gittiğimde , sadece arkadaş toplantısına katılıp dönmüştüm . Bu defa düğün vesilesiyle iki günlüğüne gittim. Henüz yorgunluk çayını bitirmiştim ki , oğlum hadi Oyuncak Müzesine gidelim dedi . Atmış altısında  iki ihtiyar , oğlum ve torunum. İstanbul’da ilk ziyaret ettiğimiz mekan , OYUNCAK MÜZESİ .
İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında Sunay Akın’ın ailesinden kalma Göztepe’deki köşkünde kurulmuş,  Yazar bu müzeyi kurma amacını ise şu sözlerle ifade etmekte “Oyuncak Müzelerini gezerken içimde hep anlaşılmaz, garip bir duygu taşıdım. Neden benim ülkemde oyuncak müzesi yok diye. Bu beni rahatsız etti. Hani istiridyenin içine bir kum taneciği girer, istiridye bundan rahatsızlık duyar ve o kum taneciğini izole etmek için etrafında bir salgıya çevirir ya; hani böylelikle inci oluşur ya… İşte oyuncak müzesi de böyle bir inci. İçime bir kum taneciği girdi ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Çünkü bütün uygar ülkelerin oyuncak müzeleri var, o zaman bir salgı ortaya çıkardım ve bu müzeyi kurdum”
Müzedeki oyuncakların sayısı ve çeşidi konusunda sınır bulunmamaktadır. Oyuncak müzesinden içeri adımınızı attığınız anda sizi masalsı bir dünya beklemektedir. Evcilik oynadığınız bebeğiniz, kurşun askerleriniz, metal arabalarınız, çocukluğunuz, anılarınız sizleri bekliyor. Sunay Akın, yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık dört bin adet antika oyuncak topladı. En eski oyuncak 1817 yılına ait, Fransa`da yapılan bir oyuncak keman… 1820 yılında Amerika`da yapılan bir bebek, yine aynı ülkeden 1860 yılına ait misketler, Almanya`da yapılan yüz yaşında teneke oyuncaklar ve porselen bebekler müzenin en eski eserleri arasında.
Müze 5 kattan oluşmaktadır. Konferans salonunun bulunduğu en alt katta kendinizi bir denizaltının içinde bulacak, çayınızı kahvenizi yudumlayacağınız cafede ise bir oyuncağın dişlilerinin içinde hissedeceksiniz. Girdiğiniz her odada farklı bir macera yaşayacak ve çocukluk dostlarınızla karşılaşacaksınız.
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günleri haricinde, hafta içi, 09:30-18:00; hafta sonları ise 09:30 - 19:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
Ziyaret Ücretleri: Tam:10 TL İndirimli:7 TL`dir.

Müzede Sunay Akın’la da karşılaştık , kısa süreli sohbette , Anadolu basınının öneminde bahsetti . Resim çektik . Ayrıldığımızda yaşımızı unutmuş , masalsı dünyada yaşayamadığımız çocukluğumuzu kısa bir süre de olsa gerçekten yaşamıştık .  Gidin , görün ve sizler de yaşayamadığınız çocukluğunuzu benim gibi yaşayın.
Saygılarımla,

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !