15 03 2017

İSLAM'DA ŞURA VE İSTİŞARE

NEDEN # HAYIR    “İslam’da Şura ve İstişare”   Anayasa değişikliği ile  parlamenter demokratik sistemden , adına Cumhurbaşkanlığı  Hükümet sistemi  denilen TEK  ADAM rejimine geçilmek istenmektedir. Bu değişiklik ile partili Cumhurbaşkanlığı yürütme yanında , sayısı beş yüz elliden , altı yüze çıkartılacak  göstermelik meclisin yasa çıkarma yetkisi yanında , tek başına çıkartacağı kararnamelerle ülkeyi yönetecek , tek başına işine gelmezse meclisi feshedebilecek , parti başkanı sıfatıyla tayin  ettiği milletvekilleri ile  yasama organına  , seçtiği ve seçtirdiği hakimlerle de yargının tamamına hakim olacak , ülke  böylece TEK ADAMA teslim edilmiş olacaktır.  Oysa İslam Dini bu tür yönetime tamamen karşı olup ;  dinimiz İstişareye önem vermektedir.     İstişare: Herhangi bir konuda doğruya ulaşmak veya yaklaşmak için bir başkasının görüşüne başvurma demektir. Danışıp işaret ve görüş almak anlamına gelen müşavere, şivâr, meşvûre, meşvere(t), meşûre, istişare hepsi aynı kökten türemiş kelimelerdir. Toplanıp meşveret eden, istişare eden cemaate de –yukarıda da belirtildiği gibi- Şura denir. Şura parlamenter demokrasilerde halkın seçtiği ve onu temsil eden MECLİS ‘tir. Şura kelimesi, belli bir konuda fikir teatisi, bu fikrin doğru olup olmadığının araştırılması, iyi ve kötülüğünün tespiti için başkasının düşüncesini öğrenmek anlamına gelir.   Bir başka anlatımla Şura ve meşveret; idareci mevkiinde bulunan sorumlu kimselerin meseleler hakkında karar vermeden önce o hususta lehte ve aleyhte ne gibi görüşler olduğunu tespit etmeleri, meşverete ehil olan kimselerin gör&uum... Devamı

02 03 2017

HAYIR İÇİN TEK SEBEP

HAYIR İÇİN TEK SEBEP     Genel seçimler sonrası hangi partiye oy verdiğini sorduğumda rahmetli sağlam kolu ile sadece Bozkurt işareti yaparak cevap verdi . Neden ? Onlar Milliyetçi ….   Bayrak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin ziyareti nedeniyle asılmıştı. Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, durumu ‘skandal, aymazlık, rezalet’ diye niteledi, “Bizim Barzani’nin bayrağını görmeye kesinlikle tahammülümüz yoktur. Türkiye’ye kefen biçen çürümüşün ağırlanması milli vicdanı rahatsız etmiştir” dedi. Sonrada ülkenin bekasını doğrudan ilgilendiren bu konu hakkında sözde esip , gürleyen , tabanının neredeyse tamamını kaybetmiş olan sayın Bahçeli şimdilik  sekiz ilde halkı EVET  demeye davet için mitingler tertipleme kararı aldı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye’ye gelmesi , bayrağının Türk Bayrağı yanında göndere çekilmesi Türkiye’de Kürt halkına verilen bir mesajdı.  Uzatmaya gerek yok , Türkiye’nin üniter yapısını bozmadan , yani Anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen dört maddesi ile ters düşmeden tıpkı Irak’ın kuzeyinde kurulan Kürdistan Bölgesel Yönetimi gibi , Türkiye’nin güneydoğusunda Malatya, Van , Sivas ve Mersini de içine alacak şekilde Özerk Türkiye Bölgesel Yönetimini kurmak ve bunun için sandığa giderek halkı EVET demeye çağırmak  . İşte MHP lideri Bahçeli de şimdi meydanlarda halktan bunun için EVET oyu isteyecek. I. Devletin şekli MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.  II. Cumhuriyetin nitelikle... Devamı

28 12 2016

AYIDAN POST AMERİKA' DAN DOST OLMAZ

AYIDAN POST ABD ‘DEN DOST OLMAZ   Ege Denizi'nde gerçekleştirilen NATO Kararlılık Gösterisi-92 Tatbikatı sırasında 1 Ekim 1992'de  Muavenet adlı muhribimiz ; USS Saratoga ( CV -60 ) uçak gemisinden atılan 2 Sea Sparrow füzesiyle vurulmuştu. Bu olayda gemi komutanı Kurmay Yarbay Levent Kudret Güngör, Uçaksavar Yardımcı Subayı Teğmen Alper Tunga Akan, Telsiz Astsubayı Serkan Aktepe, İkmal Çavuşu Mustafa Kılıç ve Er Recep Atak hayatını kaybetti ve 22 asker de yaralandı. Dönemin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Lawrence Eagleburger haberi Washington Büyükelçisi Nüzhet Kandemir'e "Geminizi batırdık özür dileriz" diye iletti. ABD bu olayın kaza olduğunu açıkladı. Ancak kaza açıklaması "Saratoga mürettebatının iki atışının da tam isabet kaydetmesi; "Sea Sparrow" füzelerinin ateşlenebilmesi için 6 ayrı karara ihtiyaç olması, ayrıca bu işlemlerin ayrı ayrı odalarda bulunan personel tarafından yapılmakta olması" nedeniyle füzelerin peşpeşe kazayla ateşlenmesi kamuoyu tarafından inandırıcı bulunmadı ve olayın kasten yapıldığı düşünüldü. Bu elim olaydan sonra ABD Türkiye'ye 8 adet Knox sınıfı fırkateyn sattı. Muavenet için Türkiye'ye tazminat ödendi. 4 Temmuz 2003 ABD’nin Bağımsızlık Günü , aynı zamanda Türk tarihine kara leke olarak geçen bir gündür , o gün dost ve stratejik müttefikimiz ABD’nin Çuval olayı veya Çuval hadisesi’ni  yarattığı  gündür.   Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde karargâh kurmuş bulunan Binbaşı Aydın E. Komutasındaki  11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun ve Türkmen mihmandarlarının Irak'taki işgal kuvvetlerinin bir parçası olan Amerikan 173. Hava İndirme T... Devamı

10 08 2016

DARBE GİRİŞİMİ VE ARDINDAKİ GÜÇ

DARBE GİRİŞİMİ VE ARDINDAKİ GÜÇ   Türkiye’de askeri darbeler devri kapandı denildiği günümüzde  , 15 Temmuz kanlı darbe girişimi ABD destekli FETÖ denilen maşa terör örgütü tarafından uygulamaya konmuş fakat hiç  dikkate alınmamış Türk halkının direnişi karşısında sonucu darbecilerin bir daha kesinlikle böyle bir girişime kalkışamayacağı şekilde neticelenmiştir.   Darbe girişimi dünden bugüne bir anda alınmış bir karar olmayıp hazırlık süreci 1980 li yıllardan başlamaktadır. Bu darbe planının arkasında BOP denilen , bir zamanlar eş başkanlığını Sayın Erdoğan’ın yaptığı Büyük Ortadoğu projesi bulunmaktadır , FETÖ terör örgütü : Ilımlı İslam Modelinin uygulamaya konulmasında bu projenin en önemli elemanıdır ve taşeronudur.   1980’li yıllarda CIA’nın “Yakın ve Güney Asya Bölgesi Milli İstihbarat Şefi” görevini yürüten ve halen RAND kuruluşu araştırmacı yazarlarından olan Fuller, RAND Raporu’nun ardından çıkardığı “Siyasal İslam’ın Geleceği” adlı kitapta; Amerikan dış politikasının en önemli hedeflerinden birinin özünde İslamcı fakat aynı zamanda liberal bir İslami reformu teşvik etmek, bu amaçla da Nurcuların -özellikle Fethullah Gülen’in desteklenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Fuller; Türkiye’deki 236 okulu, yurtdışında 280 okulu, 200 dolayında dini vakfı ve 211 ticari şirketi ile Gülen’in BOP’un kapsama alanında etkili olabilecek liberal bir İslamcı hareket olduğu görüşündedir.(9) (Füller, 1993: 20-36)   BOP projesinin hazırlanmasının nedeni olarak, ABD'de yapılan 11 Eylül saldırıları gösterilmektedir.  Projenin hazırlanmasından önce dikkat çeken ... Devamı

23 07 2016

DARBELERE HAYIR

DARBELERE HAYIR Matematik der ki '' En az bir kez kesişen iki çizgi paralel olamaz. '' Demokrasi nedir ?   • Halkın egemenliğine dayanan yönetim modelidir. • Özgür bir seçim sistemi sonucunda seçilen temsilcilerden kurulan halk yönetimidir. • Halkın halk tarafından yönetimidir. • Temel insan hak ve özgürlüklerinin korunduğu bir sistemdir. • Bir erdemlilik rejimi, bir yaşam biçimidir.   Bir devletin demokratik olması için siyasi partiler, serbest seçimler, katılım, çoğulculuk, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, sivil toplum, sosyal adalet, hak, özgürlük gibi kurum, ilke ve kavramları içinde barındırması gerekir.   Demokrasinin, insan haklarına saygılı, özgürlükçü, eşitlikçi, uzlaşmacı, hukuk devleti olma vb. özellikleri vardır. Bu özellikler farklı kişilik ve kültürel özelliklere sahip bireylerin, grupların, toplulukların birlikte yaşamalarına ortam hazırlar.   Batı Karadeniz’de şirin tatil beldesinde yürüyüşten dönmekte iken ; Bodrumdan arayan kız kardeşim ‘’ Ağabey neler oluyor memlekette ‘’ diye sorduğunda , onlarca kişi televizyonda olup itenleri izlemekte . ‘’ Darbe oluyor’’. Ben darbeye teşebbüs haberini eniştemden değil , kız kardeşimden aldım .   AKP’nin  iktidara gelmesiyle  birlikte demokrasi adına yapması gereken en önemli şey askeri vesayetin kırılmasıydı . Askerin görevi öncelikle milli iradeye saygı göstermek olmalıydı . Milli iradeye tehdit değil . Halkının yüzde altmışının  okumamış veya  ilkokul beşten mezun olmuş toplumumuzda en kârlı ticari meta olan dini kullanarak iktidara gelmiş olsa da , ... Devamı

04 07 2016

BİR KÜÇÜCÜK TROLLCUK

BİR KÜÇÜCÜK TROLLCUK      Atatürk Havaalanında üç ayrı yerde teröristler masum , korumasız halka önce otomatik silahlarla ateş açıp , sonra da kendilerini patlatarak katliam yaptılar. Oysa Atatürk Havaalanı dünyanın en güvenli havaalanı olarak gösteriliyordu . Dünya bu olay nedeniyle yas ilan ederken , bizde yarım günlük yas sonrası konfetiler patlatarak Osman Gazi köprüsünün açılışı yapıldı. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.   Türkiye terör örgütlerinin odağı haline getirildi , Diyarbakır, Suruç , Ankara Kumrular, Ankara Gar , Ankara Merasim Sokak , Ankara Kızılay , İstanbul Sultanahmet ve son olarak Atatürk havalimanı masum insanlara katledildiği yer olarak , insanın en tabii hakkı olan yaşam hakkının sonlandırıldığı yerler oldu.   İnsanlık suçu işleyen canilerin  Kur’anda Maide suresi 32. Ayette belirtilen ‘’ Eğer bir kimse bir insanı öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibidir ‘’ hükmünü hiçe sayan kendilerini Müslüman olarak tanımlayan ve din kardeşine katledilen Daeş denilen örgüt ile bölücü örgütün bir kanadı olduğu görülmektedir.   Aslında İstanbul Ömerli’de Kurban Bayramlarında toplanmalarına  izin verilen , ülkeyi yönetenleri tağut ( Allah’a isyan eden ) olarak niteleyip askerlik yapmayan ,  Suriye’de yaralanıp  Türkiye’de tedavi ettirilen , Ankara Hacı Bayram  Veli ve Türkiye genelinde  gençlerin toplanıp onların saflarında savaşmak üzere Suriye’ye gönderilen ,Dünya medyasınca AKP iktidarınca korunup kollandığı iddia edilen , Rus lideri Putin’in İstanbul G-20 ... Devamı

28 12 2015

CAMİ DE YAKTILAR

CAMİ DE YAKTILAR Seçimlerde halk başka çaresi olmadığından sadece istikrar diyerek AKP’yi yeniden iktidar yaptı. Türkiye’nin en büyük sorunu iktidar değil , muhalefet sorunudur. Bu nedenle halkın çoğunluğu istikbal korkusu içinde yaşamakta . ‘’ Atiyi karanlık görerek , azmi bırakmış ‘’ durumda. Muhalefet liderleri senelerce halkın istekleri dışında sırf kendi ikballeri peşinde mücadele vermekte, mevcut statükoyu korumak onlar için yeterli olmaktadır. İktidarın da en büyük sıkıntısı yeterince güçlü muhalefet olmamasıdır. Bu durum ülke sorunlarının çözülmesini de olumsuz yönde etkilemektedir.   Bölücü terör örgütü şehre indi , şimdi de uzunca bir çözüm süreci uyutmacası sonucu , eşkiyanın şehir yapılanmasına olanak sağlandı ve Türk güvenlik güçleri en zor bir mücadele içine çekildi. Mücadelenin zorluğu karşıdaki eşkiyadan değil , meskun mahaldeki halka verilebilecek zararlardandır ki bunu da görüyoruz. Şehit edilen Güvenlik güçleri yanında ; yaşlılar , çocuklar , ana rahmindeki çocuklar , anneler bile bu insanlık dışı savaşta bölücü örgütün kurbanı olabilmekte .   Bölücü terör örgütünün siyasi kanadı , açıkça bölgesel özerk yönetim istemekte . Bu sadece başlangıç , sonra tam özerklik , bin yıllık Ata yurdunun parçalanıp , bölünmesi. Bu nedenle önce ABD , daha sonra da neredeyse savaş durumuna geldiğimiz Rusya’yı arkalarına alarak bu süreci hızlandırmak. Bu oluşumu ancak Türk halkının güçlü iradesi ve azmi önleyebilir. Siyasi iktidar ülkenin bu sıkıntılı durumunda dahi b... Devamı

22 12 2015

SARIKAMIŞ 1914

SARIKAMIŞ 1914 Dede dedi. Sırtıma binebilirsin . Senelerin yorgunluğuyla torununa baktı , ister istemez kabul etti. Artık ayakları zayıflamış olan vücudu dahi taşımaktan acizdi. Torun dedesini kapıda beklemekte olan taksiye kadar sırtında taşıdı . Dev adam ne kadar da hafifti.   Semerci İbrahim. Amasya’da Sel ağzında küçük bir dükkanda semercilik yapıyordu . Savaş çıktı dediler. Seferberlik dediler. Henüz on yedisinde daha bıyıkları terlemeden askere aldılar. Sonra Tokat , Sivas üzerinden Erzurum.   10’uncu Kolordu , Başkomutanlık emri gereğince bir tümeniyle İd ( Narman ) yönünden ve iki tümeniyle Tortum bölgesinden kuzeye yürüyerek Oltu’ya gidecekti. İd ( Narman ) yönüne gönderilen Albay Hasan Vasfi Bey komutasındaki 31’inci Tümen geceleyin sis ve Fırtına içinde Kireçli Dağı’nı aştı. Semerci İbrahim Kurtköy Muharebesinde öldürdüğü Rus subayının çizmelerine rağmen soğuğu ayaklarında hissediyordu. Oysa arkadaşlarının çoğunda sadece çarık vardı . Yollar o kadar karla örtülü idi ki dağ toplarını bile geriye bırakarak yalnız piyade alaylarıyla Totan’da düşman üzerine atıldı. Sis içinde neye uğradığını anlayamayan Ruslar perişan bir biçimde İd ( Narman ) doğusundaki sırtlara kadar çekildiler . Bıyıklarıyla iki askeri rahatlıkla kaldırabilecek güce sahip Albay Hasan Vasfi Bey Rusları şiddetle izledi. Ruslar İd’in doğusunda bir savunma hattı işgal etmişlerdi. Özverili bir savaş başladı . Bu sırada Şekerli’den 28’inci Tümen önünden kaçan Ruslar Türklerin yalnız Tortum tarafından değil , Koşa ( Toygatlı ) tarafından da saldıracakları haberini getirince düşmanın İd müfrezesi fazla direnmeyerek Yeniköy yönüne doğru geri ç... Devamı

22 12 2015

SARIKAMIŞ 1914

SARIKAMIŞ 1914 Dede dedi. Sırtıma binebilirsin . Senelerin yorgunluğuyla torununa baktı , ister istemez kabul etti. Artık ayakları zayıflamış olan vücudu dahi taşımaktan acizdi. Torun dedesini kapıda beklemekte olan taksiye kadar sırtında taşıdı . Dev adam ne kadar da hafifti. Semerci İbrahim. Amasya’da Sel ağzında küçük bir dükkanda semercilik yapıyordu . Savaş çıktı dediler. Seferberlik dediler. Henüz on yedisinde daha bıyıkları terlemeden askere aldılar. Sonra Tokat , Sivas üzerinden Erzurum. 10’uncu Kolordu , Başkomutanlık emri gereğince bir tümeniyle İd ( Narman ) yönünden ve iki tümeniyle Tortum bölgesinden kuzeye yürüyerek Oltu’ya gidecekti. İd ( Narman ) yönüne gönderilen Albay Hasan Vasfi Bey komutasındaki 31’inci Tümen geceleyin sis ve Fırtına içinde Kireçli Dağı’nı aştı. Semerci İbrahim Kurtköy Muharebesinde öldürdüğü Rus subayının çizmelerine rağmen soğuğu ayaklarında hissediyordu. Oysa arkadaşlarının çoğunda sadece çarık vardı . Yollar o kadar karla örtülü idi ki dağ toplarını bile geriye bırakarak yalnız piyade alaylarıyla Totan’da düşman üzerine atıldı. Sis içinde neye uğradığını anlayamayan Ruslar perişan bir biçimde İd ( Narman ) doğusundaki sırtlara kadar çekildiler . Bıyıklarıyla iki askeri rahatlıkla kaldırabilecek güce sahip Albay Hasan Vasfi Bey Rusları şiddetle izledi. Ruslar İd’in doğusunda bir savunma hattı işgal etmişlerdi. Özverili bir savaş başladı . Bu sırada Şekerli’den 28’inci Tümen önünden kaçan Ruslar Türklerin yalnız Tortum tarafından değil , Koşa ( Toygatlı ) tarafından da saldıracakları haberini getirince düşmanın İd müfrezesi fazla direnmeyerek Yeniköy yönüne doğru geri çekildi. 10 Aralık sabahı tümen komutanı Hasan Vasfi Bey erkenden Oltu üzerine yürüyerek düşmanı şiddetle izlememiz için emir verdi. Yolumuz üzerinde Oltu yakınlarına kadar bulduğumuz Rus Kuvvetlerini o kadar şiddetli bir biçimde sıkıştırdık ki kaçmayı başaramayan bir Rus albayı ile 750 Rus eri ve 4-5 mitralyöz ve daha sonra 4 top ele geçirmişti... Devamı

16 12 2015

POLATLI İSTİKLAL GAZETEMİZ ON YAŞINDA

Küçük bakkal dükkanına girdiğimde ; O elinde yokluk günlerinin alışkanlığı ile iyice küçülmüş kalemiyle kağıda bir şeyler yazıyordu. Uzun saçları ve sakalıyla bir tarz yaratan emekli öğretmene kolay gelsin hocam , yine ne yazıyorsun ? Dediğimde yakın gözlükleri altında ‘’Sevim’e yazı yazıyorum , her Perşembe gazetesinde yayınlıyor . dedi. Hocam ben de yazabilir miyim ? Tabii yazabilirsin . İyi olur . Artık meydan , meydan dolaşarak fikirlerimiz açıklama günlerini çoktan geçirdik. En iyisi bir kağıt , bir kalem ve bir gazete . Az da olsa halka ulaşma imkanın var , böylece stres de atmak mümkün olabiliyor. Onlarla ilk defa bilardo salonlarında tanıştım. Modern , çağdaş insanlar . Yaşamlarını halkı yönlendirmeye , toplumu gerçekten çağdaşlaştırmaya adamış güzel insanlar. Bir kadın düşünün erkeklerin çoğunluğunun yapamadığı bir spor dalında , bilardoda rakiplerini alt ediyorsa , modern Türkiye’nin karanlıktan çıkabilmesi için bu tür insanların çoğalması lazım. Polatlı’ya gelirseniz , Polatlı’nın Ankara’nın Kazan , Çubuk , Sincan , Haymana , Keçiören gibi ilçelerinden çok daha çağdaş olduğunu hemen anlarsınız. Türkiye’de gazetecilik yapmanın zorluğunu yaşayarak görüyoruz. Yandaş olmayan gazetelerin sözde bağımsız hukuk kullanılarak nasıl baskı altında tutulduğunu , sadece halkı bilgilendirmek görevi olan demokratik bir ülke olduğu iddia edilen ülkemizde ; gazetecilerin uydurma iddialarla nasıl tutuklandığına sadece biz değil , bütün dünya şahit. Oysa basın demokratik ülkeler toplumunun olmazsa olmazıdır. Yasama , Yürütme ve Yargıdan sonra dördüncü erk olarak Basın üzerinde uygulanan baskılar &u... Devamı

04 12 2015

TEZEK

TEZEK |  görsel 1
TEZEK |  görsel 2

‘’Geçenlerde Erzurumlulara sormuşlar böyle bir durumda ne yaparız diye? birisi gerekirse 'Tezek yakarız ama sınırlarımızı çiğnetmeyiz gibi' bir açıklama yapıyor. Tabi ben böyle bir şeyi teklif ediyor değilim. Elimizdeki bütün imkanları kullanacağız. Muhtemelen de böyle bir gelişme olmaz. olursa alacağımız tedbirler var. Alıyoruz alacağız. Umarım o noktaya gelmeden Rusya ile ilişkiler tekrar rayına oturur."   Polatlıya birkaç sene önce doğalgaz geldi. Halk maliyeti yüksek olsa da hayatından memnun , hiç olmazsa kömürün pisliğinden kurtuldular. Düğmeye basıyorsun , iki dakikada ev hamam gibi ısınıyor. Soba üstünde kestane patlatılmıyor olsa da bu eksik olsun.   Yaz tatilinden döndüğümde bahçenin halini görünce sanki beynimden vuruldum , bahçe duvarını yıkmışlar , yeni diktiğim koca yasemin ağacını , birkaç gül fidanını söküp atmışlar , ve doğalgazı kapıya kadar getirmişler. Hemen Belediye başkanını aradım, ‘’Başkan dedim , benim iznim olmadan evimin bahçesine tecavüz edip , bahçemi tarumar etmişler , bir doğal gaz uğruna. Şikayetçiyim. ‘’ Polgaz yapmıştır , bizimle ilgisi yok ama bahçe duvarını hallederim. Sağ olsun bahçe duvarını eskisinden daha güzel tamir ettirmişti. O gün bu gündür o doğal gazı evin içine çektirtmedim. Bundan da en fazla kömürcüm Çetin memnun oldu. Benim Polatlı’da doğal gaz sorunum yok. Yok Rusya vana arıza yaptı ,yok borular dondu diyerek doğalgazı kesecekmiş de , bu sözler bana Kasımpaşa’yı hatırlatıyor. Kömürümü yakarım , keyfime bakarım.   Hükümetimiz Rus uçağını düşürmekle , tuzağa düşürüldü. Rusya şimdi rahatç... Devamı

03 12 2015

TECAVÜZ

TECAVÜZ |  görsel 1

‘’Dişi kedi 'tecavüz' sonucu öldü . Mersin'de hayvan sever Yasemin Açık, evinde beslediği 80 kedi arasında yer alan 2 yaşındaki dişi kedinin ''tecavüz'' sonucu öldüğünü öne sürerek, evinin kapısına protesto afişi astı. 23 Kasım 2015 Pazartesi 15:49 Merkez Toroslar İlçesi Korukent Mahallesi'nde oturan hayvansever Yasemin Açık, ''Nehir'' adlı dişi kedisinin 21 Eylül günü kaybolduğunu ve 2 gün sonra evinin bahçesinde kan içinde bulduğunu söyledi. Götürdüğü veterinerde kediye ''tecavüz'' edildiğinin söylendiğini belirten 33 yaşındaki Yasemin Açık, bir aylık tedaviye rağmen kedinin kurtarılamadığını anlattı. Veteriner Rahmi Mazlum'un kedinin kliniğe getirildiği gün verdiği raporda ise, "Semptomlar, hastanın anüsünde sert ve tahminen 3-4 santim çaplı bir cismin uzunca bir süre kaldığını gösterir" ifadeleri yer aldı. ’’ Hakim kravatlı , takım elbiseli , masum görünüşlü sanığa karar vermeden önce son sözlerini sordu : - Hakim bey bu kedi o kadar sırnaştı , sırnaştı ki , birkaç defa ‘’ kışt ‘’ dememe rağmen her defasında gelip kucağıma oturdu , ben de erkeğim dayanamadım , şeytana uydum . Masumum . - Yaz kızım , gereği düşünüldü. Ortada bir kediye tecavüz olayı olduğu veteriner tespitine göre sahih ise de , sanığın giyim kuşamından , bilhassa kravatlı olarak huzurumuzda bulunmasından , mahkemede gösterdiği iyi halden ve de kedinin tırnakları ile korunma refleksine sahip olmasına rağmen , hiçbir direnme göstermediği ; bu nedenle kendi istek ve arzusu ile bu işe rıza gösterdiği anlaşıldığından sanığın beratına karar verilmiştir. Yaşasın Adalet …. ... Devamı

01 12 2015

BARIŞ ÜRETİN

Türkiye , hava sahasını on yedi saniye süreyle ihlal etti diye bir Rus uçağını düşürünce ; Rusya ile olan tarihi ilişkilerimiz Osmanlı’dan beri ilk defa istenmeyen olumsuz boyutlara ulaşıverdi. Çocukluğumuzdan beri bizler Rus düşmanlığı ile yetiştirildik. Sarıkamış Gazisi rahmetli dedem , Ruslarla yaptıkları savaşları anlatırken , Osmanlı’nın ağır kış şartlarına mağlup olduğunu , birkaç yerde Rusları mağlup ettiklerini , öldürmüş olduğu Rus subayının dürbün , ve onu donmaktan kurtaran çizme ve paltosunu göstererek aradan uzun zaman geçmesine rağmen gururlanırdı. O kadar çok cephede çetin şartlarda savaşmış bir ordunun askeri için düşmanın sayısal ve teknik gücünün artık bir önemi kalmıyor. İkinci Dünya savaşı yıllarında Stalin’in boğazlar üzerindeki istekleri , Rusya’nın Çar Deli Petro’dan beri Akdeniz’e inme arzuları bizi ister istemez ABD’nin kucağına itiverdi. O gün bu gündür de bu alışkanlıktan kurtulamadık. Putin’in uçağını düşürdüğümüzde O’nunla görüşmek yerine doğrudan ABD ve Nato’ya koşmamıza oldukça kızgın olduğunu gördük . Oysa bunun sorumlusu O ve O’nun dedelerinin bitmez , tükenmez Türkiye , sıcak denizlere inme , Boğazlara sahip olma ihtirasıydı.. Şimdi de Güney komşumuz Suriye’deki Esat rejimini destelemek bahanesiyle elde ettiği hava ve deniz üssündeki güçlerinin bölgedeki varlığını artırmak gayesiyle türlü bahaneler yaratmakta . Maalesef bizim siyasiler de bu konuda onun ekmeğine yağ sürdüler. . Komünist rejimin hakim olduğu Gorbaçov öncesi Sovyetler Birliğini ziyaret ettiğimde , kızgınlığımı belli etmek için konuşmam arasında Rusya dediğimde beni g... Devamı

27 11 2015

TÜRKİYE NEREYE GÖTÜRÜLÜYOR .

TÜRKİYE NEREYE GÖTÜRÜLÜYOR . |  görsel 1

24 Kasım 2015 tarihinde saat 09.20 civarında Hatay Yayladağı bölgesinde Türk Hava Sahasını ihlal eden milliyeti bilinmeyen bir uçak defalarca (beş dakika içerisinde 10 kez) ikaz edilmesine rağmen Türk Hava Sahasını ihlal etmiştir. Söz konusu uçağa angajman kuralları çerçevesinde 24 Kasım 2015 saat 09.24’te bölgede hava devriye görevinde bulunan iki adet F-16 uçağımız tarafından müdahalede bulunulmuştur.   Türkiye ile komşumuz Rusya’yı karşı karşıya getiren bu olay sonrası iki ülke arasında başlayan gerginlik akıllara Türkiye nereye götürülüyor sorusunu getirmektedir. Her ne kadar Türkiye bu müdahaleyi yaparken ; Türkiye sınırları aynı zamanda Nato sınırlarıdır , bir şey olsa nasılsa Nato bizi korur savından hareket etmektedir oysa Nato anlaşmanın 4 ve 5.nci maddelerini uygularken olayı bir de kendi açısından değerlendirir . Daha şimdiden ABD , olayı Türkiye ve Rusya arasındaki olaya indirgemiştir.   Yunanistan bir senede 400 den fazla , biz de Yunan hava sahasını neredeyse bir o kadar ihlal etmişken iki ülke arasında sorunlar hiçbir zaman bu seviyeye gelmemiştir. Haklı da olsa yaratılan bu tehlikeli boyutlara tırmanan olayın sonuçlarından etkilenecek olanlar elbette ki başta sermaye gurupları , sonra da halk olacaktır. Türkiye ve Rusya arasındaki dış ticaret hacmi 31 milyar dolar civarındadır. 2014 yılında Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı 6 milyar dolar , Rusya’nın Türkiye’ye ihracatı ise 25 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Türkiye’nin doğalgaz ithalatının yüzde 57’si Rusya’dan karşılanmaktadır.   AKP iktidarında iki ülke arasında ticaret hacmi artmış , vizeler kaldırılmıştır. Bu olaydan sonra 1 Ocaktan itibaren Rusya yeniden vize uygulamasına geri dönecektir. Siyasi iliş... Devamı

17 11 2015

TERÖR VE G-20

Fransa’nın başkenti Paris’te terör olayları başlayınca bu işi ülkede yaşayan altı milyon Müslüman guruba mensup insanlar tarafından yapılmış olabileceğini söyledim. Bunun nedeni de Fransa’nın geçmişinin insanlık tarihi açısından temiz olmadığını ; geçtiğimiz 50 yılda 14 değişik Afrika ülkesine tam 26 kez askeri müdahale de bulunmuş ; son zamanlarda, Libya ile başlayan tek taraflı saldırganlık ve Mali’de işgale dönüşen Fransa’nın tutumunun gittikçe dayanılmaz hal alması ; Cezayir geçmişi ile elbette akla bu mazlum milletlere mensup insanları getiriyor. Sonuçta 132 masum Fransız vatandaşının ölümüne neden olan saldırının çoğunluğu Fransız ve Belçikalı Müslüman teröristler tarafından gerçekleştirildiğini gördük. Aynı günlerde Beyrut’ta kırk dört vatandaş yine terör örgütü tarafından katledildi. Diyarbakır, Suruç , Ankara’da yüzü aşkın vatandaşımızı teröre kurban verdik. Filistin’de binlerce Filistinli devlet terörü ile katledilirken Dünya tam bir duvar sessizliğinde , Eğer G-20 zirvesi Antalya’da olmasa ve başkanlığını Sayın Erdoğan yapmasaydı Ankara , Paris terör katliamıyla birlikte anılmayacaktı.   G- 20 Zirvesi bu sene Antalya’da yapıldı. Dünyanın ekonomisi güçlü yirmi ülkesinin devlet ve hükümet başkanlarını Antalya’da çok iyi bir şekilde ağırladık. Dünya siyasetine yön veren ABD Başkanı Obama ve Rusya devlet Başkanı Putin başta olmak üzere , Almanya Şansölyesi Merkel, İngiltere başbakanı Cameron , Brezilya Cumhurbaşkanı, Çin Devlet Başkanı , Japonya başbakanı , Kanada Başbakanı ve diğerleri Antalya’nın medya vasıtasıyla çok iyi bir şekilde tanıtımını yaptılar.   Komş... Devamı

13 11 2015

DANA ETİ KUYRUĞUNDA

 Babanız hasta dedi. Kendini toplaması için et yemesi lazım. Çocukluğumuzda etin pişerken çıkardığı cızırtıya pek alışık değildik. Babamızın yediği iki kalem pirzola bile bizim için lükstü. Ona rağmen annemiz bir yerimiz şişmesin diye birer lokma tattırırdı. Fakirdik ama Türkiye’de AKP iktidarına kadar bir et sırası görmedik.   Azerbaycan Bakü ‘de Komünist rejimin son yıllarında uzun bir insan kuyruğu dikkatimi çekmişti. Bu ne kuyruğu dediğimde , manda kesilmiş halk bundan almak için sıradaydı. İlk et sırasına Bakü’de rastlamıştım. Şükürler olsun sana Rabbim. Türkiye’de her şey var . Bizde sıra olmadı mı ? elbette oldu . Katı yağ , tüp gaz sırasına bizde girdik. O zamanlar Dünya’da da ekonomik kıtlık vardı. İngiltere’nin başkenti Londra’da 1974 yılında bir kilo toz şeker bulamamıştım. Kızılay’a geldiğimizde genelde sağlıklı olduğu için Et ve Süt Kurumunun etini tercih ederiz. Her halde devlet vatandaşına inek eti yerine at eti yedirmez düşüncesiyle ve de fiyatı daha insaflı olduğundan Kurumun etini tercih ederiz. Gelmişken şuradan bir kilo kıyma alalım. Hafta sonu gelen giden olur. Alalım. Kızılay Et ve Süt Kurumunun önü ana baba günü . Bir olay olmuş galiba dedi. Kalabalığa girmeyelim. Yok dedim ben seneler önce Azerbaycan’da da komünist rejimde böyle bir sıra görmüştüm. Bu ET sırası hanım. Halkın yüzde 49.5 oyla iktidarını onayladığı AKP dönemindeki et sırası. Ona oy verenlerin bu sırayla pek ilgisi olacağını sanmam .En ucuz etin kilosu burada otuz lira. Sağlıklı yaşam için haftada en az yarım kilo et tüketmeliymiş insan .Dört kişilik aile için bu ayda 250 TL demek , asgari ücret 1.300 TL. Olacağına göre artık rahatlıkla sağlıklı yaşam içine girer ; iş ... Devamı

13 11 2015

DANA ETİ KUYRUĞUNDA

Babanız hasta dedi. Kendini toplaması için et yemesi lazım. Çocukluğumuzda etin pişerken çıkardığı cızırtıya pek alışık değildik. Babamızın yediği iki kalem pirzola bile bizim için lükstü. Ona rağmen annemiz bir yerimiz şişmesin diye birer lokma tattırırdı. Fakirdik ama Türkiye’de AKP iktidarına kadar bir et sırası görmedik. Azerbaycan Bakü ‘de Komünist rejimin son yıllarında uzun bir insan kuyruğu dikkatimi çekmişti. Bu ne kuyruğu dediğimde , manda kesilmiş halk bundan almak için sıradaydı. İlk et sırasına Bakü’de rastlamıştım. Şükürler olsun sana Rabbim. Türkiye’de her şey var . Bizde sıra olmadı mı ? elbette oldu . Katı yağ , tüp gaz sırasına bizde girdik. O zamanlar Dünya’da da ekonomik kıtlık vardı. İngiltere’nin başkenti Londra’da 1974 yılında bir kilo toz şeker bulamamıştım. Kızılay’a geldiğimizde genelde sağlıklı olduğu için Et ve Süt Kurumunun etini tercih ederiz. Her halde devlet vatandaşına inek eti yerine at eti yedirmez düşüncesiyle ve de fiyatı daha insaflı olduğundan Kurumun etini tercih ederiz. Gelmişken şuradan bir kilo kıyma alalım. Hafta sonu gelen giden olur. Alalım. Kızılay Et ve Süt Kurumunun önü ana baba günü . Bir olay olmuş galiba dedi. Kalabalığa girmeyelim. Yok dedim ben seneler önce Azerbaycan’da da komünist rejimde böyle bir sıra görmüştüm. Bu ET sırası hanım. Halkın yüzde 49.5 oyla iktidarını onayladığı AKP dönemindeki et sırası. Ona oy verenlerin bu sırayla pek ilgisi olacağını sanmam .En ucuz etin kilosu burada otuz lira. Sağlıklı yaşam için haftada en az yarım kilo et tüketmeliymiş insan .Dört kişilik aile için bu ayda 250 TL demek , asgari ücret 1.300 TL. Olacağına göre artık rahatlıkla sağlıklı yaşam içine girer ; iş bulup çalışma şansını elde edenler. Sırada genelde emekliler olur , onların emekli maaşı ile bu sırada en az bir saat beklemek zorunluluktur , onlar için emeklilikle birlikte zaman kavramı nasıl olsa bitmiştir. AKP dönemi yandaşlarının böyle bir sırada beklemek lüksü ve zorunluluğu yo... Devamı

19 10 2015

ŞEHİT ATEŞİNİ SÖNDÜRÜN ARTIK

ŞEHİT ATEŞİNİ SÖNDÜRÜN ARTIK |  görsel 1
ŞEHİT ATEŞİNİ SÖNDÜRÜN ARTIK |  görsel 2

Bugün yine Ankara Kocatepe Camisindeydim. Sıkı güvenlik tedbirleri içinde askeri erkanın bulunduğu Ana kapıdan Camiye girdim. Son zamanlarla o kadar çok geldim ki artık simalar yabancı gelmiyor. Onlar da tanıyor olmalılar ki kimliğimi gösterip üst araması yapılmadan rahatça girebildim. Merzifon Anadolu kentinin tipik özelliğine sahip , modern bir ilçemiz . İstanbul –Samsun , Ankara- Samsun kara yollarının kesiştiği noktada bulunuyor . Amasya’ya bağlı , senelerce il olmayı bekleyen ve bekleyecek olan bir ilçemiz. Polatlı ile aynı kaderi paylaşıyor. Nüfusu yetmiş bin civarında ,. Merzifon’da Karadeniz’in hava güvenliğini sağlayan 5. Hava jet üssü bulunuyor. 2008 yılında bu üs sivil havacılığa da açılmıştır. Merzifon önemli askeri şahsiyetleri yetiştiren nadide kentlerimizden biridir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa , Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral rahmeti Tahsin Şahinkaya , Kara Kuvvetleri Komutanı ve rahmetli Özal’ın Genel Sekreteri rahmeti Orgeneral Kemal Yamak gibi…. 27 Temmuz 2015’de MUŞ’un Malazgirt İlçesi’nde eşi ve kızıyla birlikte uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit düşen İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Arslan Kulaksız’ın memleketi de Merzifon. Bu defa da Şehit yarbay İhsan Ejdar’ın acısı Merzifon’u yaktı .Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde PKK'lı teröristlerin hain saldırısı sonucu şehit düşen askerlerden 43 yaşındaki Yarbay İhsan Ejdar'nın Amasya'nın Mezrifon İlçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki yaşayan anne Fehmiye Ejdar'a acı haberi yetkililer verdi. Babası Ali Ejdar'ın geçen yıl vefat ettiği öğrenildi. Şehidin kardeşleri Abdulah Ejdar'ın Merzifon'da öğretmen, Emre Ejdar'ın da Erzincan'da doktor olduğu belirtildi. Oğlunun şehit düştüğü haberiyle yıkılan 3 &... Devamı

16 10 2015

İHA DÜŞÜRDÜK

 Türkiye ile Rusya çok uzun zaman sonra ilk kez askeri olarak karşı karşıya geldi. Beş gündür Suriye’de hava operasyonları düzenleyen Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağı 3 Ekim’de Türkiye sınırını ihlal etti. Türk Silahlı Kuvvetler, iki F-16’nın bir MIG 29 tarafından beş dakika kırk saniye süre ile radar kilidini muhafaza etmek suretiyle taciz edildiğini duyurdu. Dışişleri Bakanlığı ise cumartesi günü 12.08’de gerçekleşen sınır ihlalinin ardından bölgede devriye uçuşu yapan iki Türk F-16’sı önlemede bulunduğunu duyurdu. Türk uçaklarının harekete geçmesi üzerine Rus savaş uçağı, Türk hava sahasını terk ederek Suriye hava sahasına geri döndü. Dışişleri Bakanlığı: Rusya’nın Ankara büyükelçisi bakanlığa çağrılarak kuvvetle protesto edildi Ankara bu duruma, Moskova nezdinde diplomatik tepkisini de gösterdi. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, ‘söz konusu ihlal, Rusya Federasyonu'nun Ankara büyükelçisi, bakanlığımız müsteşar vekili tarafından bakanlığa çağırılarak kuvvetle protesto edilmiş, bu tür bir ihlalin tekerrüründen kaçınılması önemle talep edilmiş, aksi takdirde yaşanabilecek arzu edilmeyen bir hadiseden Rusya Federasyonu'nun sorumlu olacağı bildirilmiştir’ dendi. SABRIMIZ TAŞTI İHA DÜŞÜRDÜK Tarih : 16 Ekim 2015 Saat : 13: 30 1. Bugün Suriye sınırında ülkemizin hava sahası içerisinde milliyeti bilinmeyen bir hava aracı tespit edilmiş; üç defa ikaz edilmesine rağmen hareketine devam etmesi üzerine, sınırda devriye görevi icra eden uçaklarımız tarafından angajman kuralları çerçevesinde ateş edilerek düşürülmüştür. 2. Türk Silahlı Kuvvet... Devamı

14 10 2015

SANSÜR VE MİLLİ MÜCADELEDE ANADOLU BASINI

Hocam dedi : Türkiye’de basına uygulanan baskı artık inkar edilemeyecek boyutlara ulaştı .Ulusal medya yanında mahalli yayın organları da bu baskıdan oldukça rahatsız. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş derecede sıkıntı içinde haber yapmaya çalışıyoruz. Gazetenin , elaman , kira , kağıt , baskı , kırtasiye vs giderleri en az 12 bin TL ve biz bunu Basın İlan Kurumunun verdiği ilan gelirleri ile karşılıyoruz. Her ay 10 bin TL civarında verdikleri ilan parasını son aylarda 2 bin TL’ye düşürdüler . ( Bunun nedeni sizin iktidar karşıtı yazılarınız demeğe getirmekte) Sırf bu nedenle son köşe yazınızı internet sayfasından kaldırmak zorunda kaldık .   Adam açıkça ya Nejdet Gürbüz’ün köşe yazısını yayınlamayacak ya da gazetenin yayın hayatına son veririz demekte. Bu devirde medya olarak yaşamak istiyorsanız bitaraf değil , yandaş olmak zorundasınız . Oysa benim O gazetede iki ayrı köşede 1500 ‘e yakın köşe yazım yayınlandı ve halâ İnternet sayfasında mevcut. …   .Açıklamalarının ardından Finlandiya’dan bir gazeteci Erdoğan’a Türkçe ifadelerle, “Halk sizden korkuyor. Ülkenizde sizin diktatör olduğunuz konuşuluyor, siz diktatör müsünüz? Bundan daha vahimi ise Ankara’daki saldırının içinde devletin parmağı olduğundan bahsediliyor. Bu iddialara ne cevap vereceksiniz?” dedi   Erdoğan bu soru üzerine Finli gazetecinin nerede çalıştığını merak ederek, “Hangi gazeteden?” diye sordu. Ardından gazetecinin sorusuna yanıt veren Erdoğan şunları söyledi: “Şimdi şunu bir defa samimiyetle görmek var. Diktatörün olduğu bir ülkede herhalde böyle bir soru soramazsınız. Diktatörün olduğu bir ülkede o ülkenin başbakanı ve cumhurbaşkanına ailesi dahil sınırsız ... Devamı

14 10 2015

SORUMLU KİM OLABİLİR

Sadece bir ses duydu ; tanıdık hiçbir sese benzemiyordu bu ses . Kara tren sesi değildi . Kalmadı zaten kara trenler , etrafına dumanlar fışkırtarak hareket eden kara tren . Sivas üzerinden Samsun’a giden , Amasya garından henüz kalkmış olmalı diye düşündü bir an . Çuf, çuf ve dütttttt. Hızlı tren sesi olabilir diye düşündü , Amasya’da hızlı tren yok ki. Olsa da; o da bu kadar yüksek tonda ses çıkartamaz . Bir tarafında yanma hissetti , sonra hiçbir şey hissedemez oldu . Sadece insan sesi duydu bir an , bağırışlar , çığlıklar , koşuşmalar , bomba olmalı ? . Barışta bombanın ne işi var ? Ölüyorum diye düşündü , ölüm bu olmalı , sen kalk Amasya’dan , barışı getireceğim diye Başkent Ankara’ya gel ve öl. Ne işin var be adam , ülkeyi sen mi kurtaracaksın ? Öğrencilerin sana yetmedi mi ? Barışmış , savaşmış sana ne ? Barışın sadece ad olarak yeni doğan çocuklara verildiği yerde , gerçek barışı aramak ….Bak şimdi o beyaz bir güvercinin gagasında gök yüzüne doğru süzülmekte . Ölüme hoş geldin .   Günlerden Cumartesi , 10. 10 2015 saat 10:00 ‘da patlatacaksın bombayı diye talimat aldı . Ankara’nın göbeğinde tren garının hemen çıkışında binlerce insanın arasında. O sırada güvenlik olmaz orada . Sadece bir iki tane garın özel güvenlik görevlisi .Suriye El- Muhaberat teşkilatının özel olarak yetiştirdiği iki canlı bomba , Suriye lideri Esad’ı , ABD’nin baskısı ile Esed yapan R.Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’de çoğunluğu Kürt vatandaşlarından oluşan topluluk içinde bomba patlatacak , böylece hem HDP’nin seçimlerde prim yapması sağlanacak , hem de Esad’ın baş düşmanı durumuna gelen R.Tayyip Erdoğan’dan &ou... Devamı

12 10 2015

KİM KORKAR

Neredeyse nüfusu kadar güvenlik gücüne sahip Türkiye ‘nin başkenti Ankara ‘da patlamadan hemen sonra olay mahallindeydim. Adı Tandoğan iken , Anadolu’ya çevrilen metro istasyonundan yürüyerek TCDD önüne gelmeden yollar araç ve insan trafiğine kapatılmış. Yolun iki yanında TV nakil araçları içinde görevliler yorgunluk çıkarmakta , CNN Kameramanı ve spiker yürümekten yorgun düşmüş vaziyette araçsızlıktan şikayet etmekte . Köprü altında geniş bir alana yayılmış beyaz giysili insanlar yerlerde delil aramakta . Can havliyle terk edilmiş ölüm kokan üstleri kanlı flamalar , pankartlar . Bu çevre kirliliğinin nedeni insanlıktan nasibini almamış , para karşılığı her türlü caniliği yapabilecek satılmış güçlerce yaratılan kaos ortamı. Erkan Tan’ın TV’8 de canlı olarak yayınlanan sabah kuşağının konuğu zamanın AKP’nin Ar- Ge ‘den sorumlu genel başkan yardımcısı Reha Denemeç , Erkan Tan’ın sıkıştırmalarına artık dayanamayarak ‘’ Dışarıdan muhalefet yapmak çok kolay , Türkiye’nin Suriye’de ne işi var diye bizi eleştiriyorlar ? Biz kendi isteğimizle mi Suriye ‘ye müdahil olduk . ABD’nin zorlamasıyla müdahil olduk .’’ Açıklamasında bulunuyor ve sonra da siyasi hayatı sonlanıyordu.   Öğrencilik yıllarımızda 6.Filoyu Dolmabahçe’de denize dökmek için yürüyüş düzenlerken , tam bağımsızlık isteyen bizlere karşı en şiddetli muhalefeti gösterenler , bugün ABD’den sadakatlerinin mükafatını 13 senedir iktidar olmakla görüyorlar.   Onlar Türkiye’nin dört bir yanından Barış için geldiler . ‘’ Emek, Barış ve Demokrasi .’’ Çoğunluğu solc... Devamı

08 10 2015

GÜNEYDEKİ KOMŞUMUZ RUSYA

 “NATO’nun verdiği mesaj son derece açık: Türkiye’nin hava sahasının ihlali, NATO hava sahasını ihlalidir. Rusya’nın bu ihlallerle ilgili açıklamaları ciddiyetle bağdaşmıyor. Rusya’nın Türkiye gibi kendisiyle komşu olan; dahası, üst düzey işbirliği konseyi mekanizmasının yürürlükte olduğu bir ülkeye yönelik bu tür ihlaller yapmış olması elbette hoş değil.” Bu ihlaller ciddiyetle bağdaşmıyor. Yaşananlardan dolayı elbette kırgınlık içindeyiz.   Başlangıçta şunu açıklamakta yarar var : ABD , Koalisyon güçleri ve Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesinin uluslararası hukuki dayanağı yok iken ; daha açık bir ifade ile BM ‘in bu konuda alınmış bir kararı yok iken, Rusya Suriye’de , meşru Suriye hükümetinin daveti ile bulunmaktadır.   ‘’Rus hava kuvvetlerinin Suriye’deki operasyonlarının temel amacı teröre karşı mücadele ve yasal Suriye iktidarının desteklenmesidir. ‘’ Burada teröre karşı mücadele denildiğinde Esad’a karşı olan her türlü güç teröristtir ve Rusya Esad rejimini korumak ; bu güçlerle mücadele için Suriye’de şimdilik hava harekatı yapmakta , Hazar Denizindeki gemilerinden fırlattığı füzelerle terörist mevzilerini vurarak ABD ve müttefiklerine göz dağı vermektedir. Füzelerin rotasının İran , Irak üzerinden Suriye olduğunu biliyoruz. Bu füzelerin 3000 km menzili olup , aynı zamanda atom başlığı da taşıyabilmekte olduğunu hatırlatalım.   Suriye'nin kuzeybatısındaki Lazkiye'de bulunan Bassel El-Esed hava üssü (Hmeimim), 2 bin Rus personelin yanı sıra 32 uçak, 16 helikopter, 9 tank, 2 karadan havaya fırlatılan füze savunma sistemi Rusya'nın Suriye'deki askeri va... Devamı